içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Okul zili mi yoksa çocukların karnı mı zil çalıyor?

Tüm dünyada okul zili çaldı, milyonlarca ço­cuk okullu oldu, sınıfları doldurdu. Çocuk­ların geleceğini yalnızca okulda öğrenecekleri bilgiler belirlemiyor. Yaşadıkları iklim, sofrala­rındaki gıda, ailelerinin ekonomik koşulları ve yaşadıkları kent her biri sadece çocukların de­ğil dünyanın geleceği.

New York Üniversitesi araştırmacıları, altı ülkeden 19 bin 607 çocuğun verilerini incele­di. Araştırmaya göre “ortalama maksimum sı­caklıkların 30 derecenin üzerine çıktığı koşul­lara maruz kalan 3–4 yaş çocuklarının, daha se­rin koşullarda yaşayan çocuklara kıyasla temel okuma-yazma ve matematik becerilerine ulaş­ma olasılığı yüzde 5–6,7 daha düşük.” Sıcaklık yükseliyor, gıda fiyatları artıyor, ailelerin ge­çim yükü ağırlaşıyor, çocukların akademik ba­şarıları düşerken gelecek çok aha kaygılı.

Sıcaklık gelir düzeyi düşük çocukları fırsatların gerisinde bırakıyor

Çocukların beyinleri ve öğrenme sistemleri henüz gelişme aşamasındayken düşen bilişsel gelişim onların hayat boyu akranlarından ge­ri kalmalarına neden oluyor. FAO her ne kadar kimseyi geride bırakma dese de sıcaklık bazı çocukları geride bırakıyor.

Sürekli geçim endişesi yaşamak beyni olumsuz etkiliyor

Okul zilinin yanında bazı çocukların karnı açlıktan, bazı ailelerin de zihni geçim endişe­sinden zil çalıyor. Maddi zorlukların bireyleri ne denli etkilediğine dair çarpıcı araştırma Na­ture’de yayınlandı. Bir insanın hayatındaki eko­nomik sıkıntılar yalnızca bugününü mü etkiler?

University College London’ın öncülüğünde yapılan araştırmaya göre, gençlikten orta yaş­lara kadar devam eden kronik maddi sıkıntı­lar, ilerleyen yıllarda bilişsel performansın daha düşük olması ve beynin daha fazla yaş­lanma belirtisi göstermesiyle ilişkili. Araştır­mada 1946 yılında İngiltere’de doğan ve ya­şamları boyunca takip edilen 2.759 kişinin verilerini inceledi. Katılımcıların ekonomik durumları 26, 43 ve 53 yaşlarında değerlendi­rildi.

Maddi sıkıntı yaşayıp yaşamadıkları, fa­turalarını ödemekte zorlanıp zorlanmadıkla­rı gibi günlük ekonomik baskılar da takip edil­di. Takip edilen kişilerin beyinlerinin 50’li ve 70’li yaşlarında nasıl olduklarına bakıldı. Er­ken ve orta yetişkinlik dönemlerinde sürekli düşük gelirle yaşayan ya da uzun süreli maddi sıkıntı çeken kişilere, 53 yaşında yapılan bi­lişsel testlerde daha düşük performans gös­terdiler. Sürekli para düşünmek, nasıl doya­cağız, çocukları nasıl okutacağız, her biri zi­hinsel bir yük.

“2027’de gıda enflasyonu yüzde 3 artabilir”

Sadece çocukların bilişsel yetenekleri de­ğil dünyanın gıda güvenliği de kırılıyor. Oxford Economics’in değerlendirmesine göre, aşırı sı­cak hava ve kuraklığın gıda fiyatları üzerindeki etkisi, 2027’de jeopolitik çatışmaların yarattığı baskıyı aşabilir. Oxford Economics, yaz sıcak­larının tek başına Euro Bölgesi gıda enflasyo­nuna gelecek yıl yaklaşık 1 puan ekleyebilece­ğini ve gıda enflasyonunun 2027’de yaklaşık yüzde 3 artabileceğini öngörüyor. Son yılların yeni normali her şeyin daha kötüsü olurken şa­şırma kaslarımızı kaybetmek.

İklim değişikliği sofrayı, çocukları, geleceği yakıyor

Haziran ayında Avrupa’yı etkileyen aşırı sı­caklar, tahıl üretim tahminlerini yaklaşık 9 milyon ton aşağı çekti. Kaybın ekonomik kar­şılığı yaklaşık 1,8 milyar avro. Uzmanlara göre çiftçilerin yıllardır iklim uyumu için yaptıkları hazırlıklar da işe yaramadı. Milyarlarca dolar­lık erken uyarı sistemleri çiftçiyi, üretimi ko­ruyamadı.

Kantinler hala sağlıksız çeldiricilerle dolu

Bir tarafta bunlar olurken diğer tarafta ço­cuklar okullarda ne yiyecek. Kantinler hala sağlıksız çeldiricilerle dolu. Bu anlamda Ka­liforniya Eyaleti dünyada bir ilke imza attı ve ambalajlara “ultra işlenmemiş gıda” etiketi dö­nemini başlattı. Tüm ambalajlı, katkılı gıdala­rın sağlıksız olduğunu düşünen tüketici endi­şesini gidermek için başlatılan uygulama tüke­ticilerin sağlık endişesini korurken üreticileri de destekliyor.

Velhasıl yoksulluk, sıcaklık, açlıktan zil ça­lan çocukların beslenme sorunu sadece bugün­le ilintili mevzular değil. Bir ülkenin, bir neslin geleceği, bekası, sağlık yükü, başarısı, başarı­sızlığı gibi onlarca dert demek. Bunun içindir ki öğrenci beslenme desteği, tüm elzem mev­zulardan daha ehimdir bu böyle biline.

Bu yazı 33 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI